Alık bir Balık !
ALIK BİR BALIK (Öykü tadında Saçmalama)
Derinlere indikçe gördüklerinden ürkdü, çekindi. Büyük balıklar ve diğer canlı türlerini görüp tanımaya başladı. Henüz erkendi her şey için, bayağı zaman oyalandı ve gezdi bu bataklığın daha derin alanlarında. Diplerde yengeçler gördü, korktu. Daha sonra anlayacaktı karadaki yengeçlerin daha tehlikeli ve güvenilmez olduklarını. Aslı yengeç olanlardan çekinmeye gerek yoktu. Etrafını tanıma çabası içinde inceliyordu yaşama alanlarını, balık hafızasına inad ederek bir bir tutuyordu aklında gördüklerini.
Çok çeşitli canlılar var dedi içinden ; kimisi topluluk halinde yüzüyor, kimileri çekilmiş kenara bir kaya kovuğunda yalnız başına yaşamaya çalışıyor. Zaman geçtikçe ve anlamlandırdıkça çevresinde olup bitenleri yerinin burası olmadığına karar kıldı. Küçücük bir balıktı oysaki, kendisini bazen suyun üzerine çıkıp bir sıçramayla gökyüzüne değeceğini hayal ediyordu fakat hayalden öteye geçemezdi. Bu bir kandırma idi kendi içerisinde kurguladığı.
Zamanla etrafında kendisine katılan ve beraber yüzmek isteyen rengarenk, güzel, cinsi latif balıklar peydah olmaya başladı. Yaratıcı ‘nın koyduğu bir kuraldı bu, her şeyi çifti ile(zıttı) ile yaratmıştı. Yanına yoldaş olmak isteyen bu güzel türlere kimi zaman yoldaşlık etmek istedi. Yalnızlığını anlattı, yaşama olan bakışını ve en önemlisi içerisinde bulunduğu(muz) bataklığı açıkladı kendince. Onun hüzünleri, acıları, dertleri, bütün bunları bilip de ses çıkaramamak ve girdaplarda yok olmaktı. İçerisinde cevaplayamadığı soruları vardı. Kendinden olanı arıyordu oysaki. Bu bataklık ve sorular acısının,hüznünün kaynağıydı ve aynı şeylerle hüzünlenebilecek, bunları kendine dert edinip omuzlarında taşıyabilecek olanı arıyordu. Fakat zaman geçtikçe bunun boş bir çaba olduğunu kendisi gibi düşünenlerin bu çevrede olmadığını en basit tabiri ile kendisinin buraya ait olmadığını daha iyi anlıyordu.
Balıktı en nihayetinde ve balıklar okyanuslara özlem duyarlardı. Toparlanıp yola çıkmalıydı. Baraj kapaklarının açıldığı bir sırada firar edilmeliydi bu kirletilmiş alandan. Kapaklar açıldı bir seher vakti. Kendisini suyun akışına(hayatın akışına) bırakmıştı artık. Kimi zaman çağlayarak akan, kimi zaman durulan bir akarsuyun(hayatın) tam ortasında idi. Bazen su öyle coşuyordu ki yüksek şelaleler oluşuyor ve bu şelalelerden bir kayanın üzerine düşüp parçalanmak korkutuyordu. Her seferinde bir el uzanıyor şelalenin en tepesinden onu alıp suyun en durgun ve berrak yerine salıveriyordu.
Bu yolculukta aynı istikamet üzere olan dostlar edindi, sorularına yanıt bulamasa da suyun kollara ayrıldığı kısımlara kadar yolculuğu beraber ettiler. Suyun(hayatın) her kollara ayrıldığı alanda(her köşe başında) bir dostundan ayrıldı. Diğer balıklar gibi olsam dedi içinden ; şimdiye kadar yaşanan ayrılıkları yol ayırımlarını unuturdum hiç değilse !
Okyanusa hasret küçücük bir balık dı O. Kendini bazen büyük bir okyanusun dehlizlerinde düşünüp bağımsız yaşamayı hayal ediyordu. Sorularına, sorunlarına cevap bulabilecekti belkide. Ama henüz idrak edemiyordu büyüklerin sorunları da büyük olur. Çoğu gibi oda güç yetiremiyecekti aslında, ama gücü yetmese bile bu yolda hayatından vazgeçmeyi göze almıştı, yolun sonunda büyük bir balığa veya bir avcıya yem olmakta vardı. Zaman hızla geçmiş küçük balığımız çok engebeli, kimi zaman durgun, kimi zaman coşkun akarsuyun(hayatın), sonuna yaklaşmıştı. İnsanların deyimiyle hayatın ikindisinde idi. Akarsuyun okyanusa ulaştığı görünümü geniş, aslı dar olan boğaza geldi ve durdu. Son bir kez arkasına baktı, balık olmasına rağmen hafızası insan gibiydi. Buraya gelene kadar yaşadıklarına, yol ayırımlarında kaybettiklerine bakıyordu aslında ve Eyyyyyyyyy! dedi Eyyyyyyyyyy!
Son bir kulaç kalmıştı okyanusa varmaya, ondan sonra ya tamamen özgür olacak, yada hiç olup yem olacaktı. Bir müddet orada durdu düşündü ve nokta yerine, üç nokta koyup beklemeye başladı …
-
Online Üyeler
YokÇEVRİMİÇİ OLANLAR
Şu anda 68 ziyaretçi çevrimiçiİçim / de / Kin / den !
Leylin Siyahında, Mecnuni fasıllar dinlerken ömrüm ve Bî-Siyah iken En Siyaha 'Lâ' diye kapımı çaldı.. Âh'ımı Duymuş Olacakki Derin bir solukla Yaz Dedi ! Söyleyeceklerim var ! Emir Telakki ettim ve O söylesin Diye gönlümün gam kabına Daldırdım yangın dividini.. Lev-i Garâm Âh ..
Sen 'den Birşeyler Var!

Film Siyah bir ülkenin , Siyah şehrinde , Siyah bir qecenin en derininde, Siyah Bir adamın, Ankanın Siyah kanatlarında ki Siyah incinin seyrine dalmışken , Siyah koltuqunda henüz uyuyuya daldıqı ve düş qördüqü Siyah bir hayalin içinde qeçiyor.. Evet bu Filmde Başrol Siyah'ın...
Ben filmi izleyenlerin yalancısıyım..
Suskun Olmalısın !

Yeri gelince olmalısın Suskun. İnsanlar bazen yenilebilir nefsine, Sen olma onlara karşı Kuskun! Sabır istersen Haktan bilki vardır çok büyük hayır. Sen Sen ol. Susmayıda Kusmayıda biribirinden ayır.
...Rumi...


YAZARLARIMIZ
|
Yolcu |
| Ahmet Bedevi | |
|
Deli Gömleği |
| Fatima Zehra Demirhan | |
|
Ney 'in Esrarı |
| Yavuz Selim YILMAZ | |
|
İlm-i Ledün (Ledünni İlim) |
| Alıntı Yazılar | |
Üye Girişi
Sanal Kütüphane
' Sanal Kütüphane '
Kuran, Hadis, Dinler, Tarih, vb..bir çok konuda kaynak içeren Online Sanal Kütüphane
Alamut Öykünmeleri
Alamut ; Bir idealdir, Bir gönül devletidir, Bir savaş kültürüdür, Hertürlü haksızlığa başkaldırıdır,

Bazısını uçurumun kenarından alırız. Bazısını uçurumun dibinden paramparça alırız. Parçaları öyle birleştiririz ki, kim olmalarını istiyorsak O olurlar.
Mesaj Bilgilendirme
Giriş yapmamışsınız.
SİTE İSTATİSTİK
Üye : 775İçerik : 201
Web Bağlantıları : 6
İçerik Görüntüleme Sayısı : 54736
YALNIZLIĞIMIZ

Üzülme Kaybettiğin Şeyler Daha Güzel Bir Surette Sana Geri Dönecektir.. Doğru Bildiğin Yolda. Dosdoğru Ol. Eğilme Bükülme Kayma Gitme.. Muhakkak Kaybedenler. Kazanıyor Sanılandan Üstün Meziyetlerle Süslenecektir..






