Bir Seyrü Sefer Hikayesi
Bir Seyrü Sefer Hikayesi
İnsanın evren içindeki yerini ve dünyaya geliş amacını anlamak için çıktığı yolculuğunda,evrenle insan arasındaki harikulade ilişkiyi kavramaya yarayan insanlık tarihi kadar eski bir ilim ...
Bir yol, bir öğreti, bir sanat...
Semada dönen gök cisimleri, döngüler içinde güneş, ay, gezegenler, yıldızlar... Yörüngelerinde ahenk içinde seyir ederler...
Ve insan, yeryüzünde, yüzünü göklere çeviren...
Ve insan, içindeki evrenlerden alemi seyreden...
İnsanoğlu yaradılışı kavramak için yolculuğa çıktı....
Neler gördü, neleri anladı bunca zamanda...
Ateşi mi, suyu mu, havayı mı, toprağı mı, hepsini mi yoksa bunlarla evreni mi?
İnsanoğlunun ATEŞİ keşfetmesi, ateşle ısınması, aydınlanması, aşını pişirmesi, ateşe eli değdiğinde yanması; için için yanması, aşk ile yanması,
SU yu tanıması, içmesi, suyla yıkanması, temizlenmesi; gökten gelen yağmurun bereketiyle topraktaki canlıların gelişimini izlemesi; suda yüzmesi ve gemiler yüzdürmesi, derelerin ırmaklara ırmakların denizlere , denizlerin okyanusa açıldığını bilmesi, akan suyu, durgun suyu gözlemlemesi, sudaki yansımasını görmesi, suyu kaba koyup içmesi, suyun dolup da taştığını görmesi...
TOPRAĞA dokunması, taneleri hissetmesi, değişik tohumlar ekip sabırla beklediğinde toprağın binbir çeşit ürün verdiğini görmesi, topraktan kaplar yapması, bedenindeki toprağı görmesi.
HAVA yı hissetmesi, nefes alıp vermesi, nefes alıp verirkenki ritmini hissetmesi, sözler dilinden dökülürken, ateşi kullanırken havaya ihtiyacını farketmesi, esen rüzgarlarla yeryüzü gökyüzü dolaşımını izlemesi.....
Anasır`ı erbaa ve insan... Ateş, hava, su, toprak, ve onlarla terkiplenen insan ....
İnsanın kendi terkibini keşfe yolculuğu... Ve başladı insanın yolculuğu...
Deneyimlerken okudu, deneyimleyince okudu...
Isındı, üşüdü, terledi, ağladı, örtündü (sıcak, soğuk, nemli, kuru)
Susadı, acıktı, ısındı, barındı, giyindi......
Eril ve dişili bildi, birleşti, üredi, devam etti......
Sesleri duydu insanoğlu... Dinledi... Akarsuyun şırıltısını gök gürültüsünü, çalıçırpının çıtırtısını, rüzgarların uğultusunu,toprağın sessizliğini..., sessizliğin sesini ...
Ağaçların salınmasını,denizlerin gelgitlerini ve ritmi...
Ve raksı... Ve doğayı...Doğadaki eylemi...
Sonra kendi içine döndü, duyduğu sesleri çıkardı, sesler sözlere döküldü yavaş yavaş... ve sözler yazıya ...
Kalemle öğretilen yazmaydı bu insana, yine döndü tabiata, ağaç salınımlarında kalemi gördü....
Kalemle gönlünü gönüle döktü, gecenin gündüzden soyunduğunu, gündüzün geceyle giyindiğini gördü...
Bir de baktı ki. görkemli bir nizamın içindeki okuyuşu gördü...
Gecelerde ayın şavkını gördü ayna misali...Göz kırpıştıran yıdızları merak etti.... Yıldızları aldı rüyasına, neler neler gördü...Uzağı yakın etti...
Sabah kalktı yeni güne... günde güneşi gördü; şuurlandı,aydınlandı... Formları farketti....Şekilleri ve suretleri.....
Tohumu gördü küçük ,sonra büyüyen bir ağaç olmasını izledi, sabırla gelişip meyveye duran ve yeni tohumlara gebe...Tohumda sabrı gördü, sabırda doğumu ... Doğumla arz-ı endam eyledi bebek yeryüzüne, tohumun yeni bir suretiyle...
Ağaçtan öğrendi sabrı, taşımasındaki sabrı gördü tohumu; öğrendi sabırdan sonra gelen selameti.........
Güneşi izledi, ayı izledi...Kimi zaman yuvarlaktı, yarımdı....inceden inceye genişleyip daraldığını gördü...
Halden hale giriyordu tüm şekiller...
Şekildeki suretlenmeyi gördü....
Çiçeklere baktı, onlar da güneşe bakıyordu....Çiçekler çümbüşünde sefa eden arıyı gördü... Altıgen peteklerde, çiçeklerin halden hale geçişini gördü..Arınmayı arıyla, çiçekteki özü bala çeviren ...
Gündüzle geceyi, geceyle gündüzü bildi...
Okudu yazdı, yoruldu yoğruldu...Dinlenmeyi bildi ve yeniden çalışmayı doğaya ve dogasına uygun ...
Günleri haftalar, haftaları aylar kovaladı, onları saydı bu defa ve onlara isimler verdi. Mevsimler birbiri ardınca değişirken, toprağa tohum ekip, ürün alma vakitlerini belirledi...
Ürünlerle beslendi, barındı, giyindi, üretmeyi sevdi.....
Kendi üretmediğine de ihtiyaç duydu, bu sefer alışverişi öğrendi,
Alışveriş için hesap yapmak gerektiğini bildi...
Terazide kefeyi dengelemek gerekti....
Kutsal saymak döngüleri....Kutsal zamanlarda anı yaşamak..
Toplanmak... Ekin Ekmek, ürün toplamak için; sevinçleri kutlamak, üzüntüleri paylaşmak için; dua edip şükretmek için uğurlamak için...
Evlerden evlere misafir olmak,.. misafirlik süresince....Düzeni kavramak, Birlemek ... Çokluğun içindeki ahengi farkedip, uyumu ve uyumlu yaşamak...tevhide gelmek.
Kutsalı gökyüzünden alıp, yeryüzüne indirmek...
Döngüleri kutsal bilip, kendi içine dönmek...
Yüzünü görmek aynada, ayna aynaya bakıp görmek...
Kusurlarını farketti insan..; dikenlerini... Ve güle hayran oldu insan...
Hikmetin zerafetle dokunmuş inceliğini anladığında...
Nizamdaki mizanı hissettiğinde...
Gülümsedi...
Bir alem şu gökyüzü...
Ve insan ki, alem onun içinde...
Seyreden, seyredilen bir seyir defterinde...
Seyr-ü sefer içinde....
...
Alıntı Yazılar
~~~~~~~~~
-
Online Üyeler
YokÇEVRİMİÇİ OLANLAR
Şu anda 64 ziyaretçi çevrimiçiİçim / de / Kin / den !
Leylin Siyahında, Mecnuni fasıllar dinlerken ömrüm ve Bî-Siyah iken En Siyaha 'Lâ' diye kapımı çaldı.. Âh'ımı Duymuş Olacakki Derin bir solukla Yaz Dedi ! Söyleyeceklerim var ! Emir Telakki ettim ve O söylesin Diye gönlümün gam kabına Daldırdım yangın dividini.. Lev-i Garâm Âh ..
Sen 'den Birşeyler Var!

Film Siyah bir ülkenin , Siyah şehrinde , Siyah bir qecenin en derininde, Siyah Bir adamın, Ankanın Siyah kanatlarında ki Siyah incinin seyrine dalmışken , Siyah koltuqunda henüz uyuyuya daldıqı ve düş qördüqü Siyah bir hayalin içinde qeçiyor.. Evet bu Filmde Başrol Siyah'ın...
Ben filmi izleyenlerin yalancısıyım..
Suskun Olmalısın !

Yeri gelince olmalısın Suskun. İnsanlar bazen yenilebilir nefsine, Sen olma onlara karşı Kuskun! Sabır istersen Haktan bilki vardır çok büyük hayır. Sen Sen ol. Susmayıda Kusmayıda biribirinden ayır.
...Rumi...


YAZARLARIMIZ
|
Yolcu |
| Ahmet Bedevi | |
|
Deli Gömleği |
| Fatima Zehra Demirhan | |
|
Ney 'in Esrarı |
| Yavuz Selim YILMAZ | |
|
İlm-i Ledün (Ledünni İlim) |
| Alıntı Yazılar | |
Üye Girişi
Sanal Kütüphane
' Sanal Kütüphane '
Kuran, Hadis, Dinler, Tarih, vb..bir çok konuda kaynak içeren Online Sanal Kütüphane
Alamut Öykünmeleri
Alamut ; Bir idealdir, Bir gönül devletidir, Bir savaş kültürüdür, Hertürlü haksızlığa başkaldırıdır,

Bazısını uçurumun kenarından alırız. Bazısını uçurumun dibinden paramparça alırız. Parçaları öyle birleştiririz ki, kim olmalarını istiyorsak O olurlar.
Mesaj Bilgilendirme
Giriş yapmamışsınız.
SİTE İSTATİSTİK
Üye : 775İçerik : 201
Web Bağlantıları : 6
İçerik Görüntüleme Sayısı : 54782
YALNIZLIĞIMIZ

Üzülme Kaybettiğin Şeyler Daha Güzel Bir Surette Sana Geri Dönecektir.. Doğru Bildiğin Yolda. Dosdoğru Ol. Eğilme Bükülme Kayma Gitme.. Muhakkak Kaybedenler. Kazanıyor Sanılandan Üstün Meziyetlerle Süslenecektir..




